tag:blogger.com,1999:blog-364364942007-07-22T15:41:49.088+03:00Bay Karasulu'nun Çeviri Serüvenlerikoraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comBlogger7125tag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161653359740427502006-10-24T04:24:00.000+03:002006-10-31T19:49:24.856+02:00Yazlıkçılar, Vassa Jeleznova<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/gorki3.1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/gorki3.0.jpg" alt="" border="0" /></a><span style="font-style: italic;">Yazlıkçılar</span><br /><span style="">20. yüzyılın başında Rus burjuva aydınlarının kendi kendileriyle hesaplaşmalarını yansıtırken, bir yazlıkta geriye bıraktıkları artıkları, pislikleri ile toplumsal yaşamdaki çıkarcı, bencil ve karamsar yapılarını ortaya serer; ancak bunların karşısına olumlu ve devrimci karakterleri de koyarak 13 yıl sonra gelecek olan 1917 Ekim devriminin haberciliğini üstlenir. </span><br /><span style="font-style: italic;"> Vassa Jeleznova</span><br /></div><span style="font-style: italic;"> Köylülükten burjuva yaşamına geçen tüccar sınıfın para hırsını, kaybettikleri insani değerleri ve ahlaki çöküşlerini sergiler.</span><span style="font-size:100%;"><br /></span><br /><span style="">(Arka Kapak)<br /><br /></span><span style=""></span><div style="text-align: justify;">Tansu Akgün ve Didem Ataç ile ortak çalışmamız. Editörlüğünü ben yaptım (ilk ve son editörlük deneyimim olacak sanırım) ve bu işe tövbe ettim açıkçası (şaka elbet). "Yazlıkçılar"ın her nedense "Yaz Misafirleri" ismi uygun görülmüş (tek sözcüğü, tek sözcükle karşılamak çevirmenine zor gelmiş olsa gerek) bir Türkçe çevirisi daha mevcut.<br /><br />Meraklısına:<br />Rusça özgün metinler <a href="http://maximgorkiy.narod.ru/PESY/dachniki.htm">"Дачники"</a>, <a href="http://maximgorkiy.narod.ru/PESY/zheleznova02.htm">"Вacca Железнова"</a> <a href="http://maximgorkiy.narod.ru/PESY/zheleznova02.htm"><span style="text-decoration: underline;"></span></a><br /></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161652912820148412006-10-24T03:47:00.000+03:002006-10-24T05:14:08.103+03:00Dipte (Ayaktakımı Arasında), Dostigayev ve Diğerleri<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/gorki2.1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 137px; height: 200px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/gorki2.jpg" alt="" border="0" /></a><br /><div style="text-align: justify;"><span style="font-style: italic;" class="kitapyazi">Gorki'nin en ünlü sahne eseri Dipte (Ayaktakımı Arasında) oyununda; toplumun en dibindeki ve en çaresiz kesimini oluşturan, insanların tüm umutsuzluklarına rağmen, yaşamın anlamını arayarak, ayakta kalma için gösterdikleri dirençleri ve yenilgileriyle iç burkucu yaşamları anlatılır.</span><br /><span style="font-style: italic;" class="kitapyazi"> Gorki'nin son oyunu, Dostigayev ve Diğerleri'nde Sovyet İhtilali arifesinde Rusya'daki ticaret ve sanayi burjuvajisinin yaklaşan dönüşüm karşısındaki aymazlığı sergilenir. </span><br /><span style="font-style: italic;" class="kitapyazi"></span></div><span class="kitapyazi">(Arka Kapak)<br /><br /></span><div style="text-align: justify;"><span class="kitapyazi">"Dipte", tam benim çevirim basılırken sahnelendiğinden üstelik bir de Afife Jale ödüllerini topladığından epey hayıflanmıştım doğrusu. Oysa ki oyundaki şarkının notalarını dahi eklemiştim, neyse sağlık olsun. "Ayaktakımı Arasında" ismi hiç içime sinmemişti fakat ülkemizde tanınmışlığı yüzünden parantez içine yazmak zorunda kaldık. Bence "Dipte" oyunu, Gorki'nin tiyatro zirvesidir . Gorki'den hiç hoşlanmayan "90sonrası rusları" dahi oyunun hakkını teslim ederler. "Dostigayev ve Diğerleri" ise, "Yegor Bulıçov ve Diğerleri"nin devamı niteliğinde olduğundan biraz </span><span class="kitapyazi">yanlış kitapta yayınlanmış gibi görünse de "Dipte" ile bir bütünlük sağlıyor.<br /><br />Meraklısına:<br />Rusça özgün metinler <a href="http://az.lib.ru/g/gorxkij_m/text_0180.shtml">"На дне"</a>, <a href="http://maximgorkiy.narod.ru/PESY/dostigaew.htm">"Достигаев и другие"</a><br /><br /></span><span class="kitapyazi"></span></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161650083532740332006-10-24T02:56:00.000+03:002006-10-24T05:18:03.693+03:00Küçük Burjuvalar, Yegor Bulıçov ve Diğerleri<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/gorki1.0.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 130px; height: 200px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/gorki1.jpg" alt="" border="0" /></a><span style="font-style: italic;">Eleştirel gerçeki-toplumcu tiyatronun baştemsilcisi Gorki'nin oyunlarının 'kendi dilinden ve yeniden' çeviri dizisinin ilk kitabı. </span><div style="text-align: justify;"><span style="font-style: italic;">Küçük Burjuvalar (1901), küçük burjuva insanının kararsız, ürkek, çıkarcı küçük dünyasının karşısında devrimci anlayışının insancıl yönünü yansıtıyor.</span> <span style="font-style: italic;">Yegor Bulıçov ve Diğerleri, Rus devriminden sonra 1931'de yazılmıştır; oyunda, devrim öncesinin toplumsal bunalımı, bir burjuva ailesi boyutunda anlatılıyor.</span> </div>(Arka Kapak)<br /><br /><div style="text-align: left;">Basılan ilk çevirilerim, ilk göz ağarlarım! "Yegor Bulıçov ve Diğerleri" tam manasıyla canımı çıkartmıştı. Devlet Tiyatroları'nın <a href="http://www.devtiyatro.gov.tr/web/dramaturgi/oynanmamisyabanci.htm">"Sahnelenmemiş Yabancı Oyunlar"</a> kısmında yer alan "Küçük Burjuvalar"ın oynanacağı günü ise dört gözle beklemekteyim.<br /><br />Meraklısına:<br />Rusça özgün metinler <a href="http://az.lib.ru/g/gorxkij_m/text_0170.shtml">"Мещане"</a> , <a href="http://maximgorkiy.narod.ru/PESY/egor_b.htm">"Егор Булычов и другие"</a><br /><br /></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161644676565725062006-10-24T00:51:00.001+03:002006-10-24T05:22:35.406+03:00Müfettiş, Kumarbazlar, Evlenme<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/gogol1.1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 135px; height: 200px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/gogol1.0.jpg" alt="" border="0" /></a>Gogol'ün ünlü üç oyunu. Melih Cevdet ile Erol Güney'e ait çevirileri de mevcut. Hemen herkesin bildiği Müfettiş, bir bürokrasi taşlaması, Kumarbazlar bir ava giderken avlanma öyküsü ve Evlenme de toplumsal bir eleştiri. Müfettiş çevirim geçen sezon Erzurum Devlet Tiyatrosu'nda <a href="http://www.cnnturk.com/KULTUR_SANAT/SAHNE/haber_detay.asp?PID=119&HID=1&haberID=129966">sahnelendi</a> (ilginçtir, aynı sezon diğer çevirisi de sahneleniyordu) ve epeyce izleyici bulmasıyla da beni sevindirdi açıkçası. Tiyatro doğudan yükselir mi acaba?<br /><div style="text-align: justify;"><br /><br /><br /><br /><br />Meraklısına:<br />Rusça özgün metinler <a href="http://az.lib.ru/g/gogolx_n_w/text_0070.shtml">"Ревизор"</a> , <a href="http://az.lib.ru/g/gogolx_n_w/text_0080.shtml">"Женитьба"</a>, <a href="http://www.menshikov.ru/theatre/ig/ig_text01.html">"Игроки"</a><br />İngilizce çeviriler (Thomas Seltzer) <a href="http://etext.library.adelaide.edu.au/g/gogol/nikolai/g61i/g61i.html">"The İnspector-General"</a><br /></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161569005881106412006-10-23T04:24:00.000+03:002006-10-24T05:29:27.023+03:00Yeraltından Notlar<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/yeraltindannotlar.0.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 136px; height: 209px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/yeraltindannotlar.jpg" alt="" border="0" /></a><a style="font-style: italic;" href="http://www.imge.com.tr/product_info.php?products_id=8108">Yeraltından Notlar</a>, Dostoyevski'nin yaratıcılığında bir dönüm noktasıdır. Dostoyevski bu yapıtında yepyeni bir anlatım denediğini, "Müzikteki geçişleri bilirsin. Bu da tıpkı öyle olacak. Birinci bölümdeki gevezelikler, ikinci bölümde yerlerini ani bir katastrofa bırakacak," şeklinde ifade eder yazdığı bir mektupta.<br /></div><div style="text-align: justify;"><span style="font-style: italic;"><span style="font-style: italic;"><br /></span></span>Yukarıdaki tanımı sevdiğim için dayanmayıp arka kapaktan alıntıladım. Öykünün baş kişisi gerçekten de tam bir anti-kahramandır ve Raskolnikov'un, Karamazovlar'ın arketipidir. Bu kitabın da Mehmet Özgül tarafından yapılmış gayet iyi bir çevirisi mevcuttu ve çeviri süreci benim için yine bir tür atölye çalışması oldu. Tüm Dostoyevski çevirilerimde övündüğüm bir nokta bu çevirim için de geçerli : tek bir sözcüğü, cümleyi, paragrafı atlamadım, bölmedim, sansürlemedim veya hiçbir sözcük, cümle, paragraf eklemedim.<br /><br />Bir diğer özövgüm ise şudur: Bay Fyodor Mihayloviç'in dilimize kazandırılan eserlerinin çoğunda göz ardı edilen satır arası polemiklerini elimden geldiğince (ve anlamlı olacağını düşündüğüm ölçüde) aktarmaya çalıştım. Ha bunu fark eden oldu mu? Varsın olmasın, gelecek kuşaklara ölmez bir "ün" bırakma umuduyla yetinelim şimdilik.<br /><br />Meraklısına:<br />Rusça özgün metin<span style="font-size:100%;"> </span><a href="http://az.lib.ru/d/dostoewskij_f_m/text_0290.shtml"><span style="font-size:100%;">"Записки из подполья"</span></a><br />İngilizce çevirisi <a href="http://www.kiosek.com/dostoevsky/library/underground.txt">"Notes from the Underground"</a> <!------- Первый блок ссылок -------------> <center><nobr> </nobr></center></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161566343727228392006-10-22T23:08:00.000+03:002006-10-24T05:31:48.350+03:00Yüzbaşının Kızı<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/y%3F%3Fzba%3F%3F%3F%3F.0.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/y%3F%3Fzba%3F%3F%3F%3F.jpg" alt="" border="0" /></a><a href="http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=DD2VNPBAF6ETH1HTXDFW">Yüzbaşının Kızı</a> ülkemizde en çok okunan Rus klasiklerinden biri sanırım. Ataol Behramoğlu tarafından yapılmış ve benim de keyifle okuduğum gayet güzel bir çevirisi vardı zaten fakat tekrar çevirmiş olmaktan rahatsız değilim. Hatta kendi çevirime meşakkatli bir atölye çalışması olarak bakıyorum. Var olan iyi çeviriyi andırmaması, bir tür gayriihtiyari intihal olmaması için epeyce ter döktüm ve sanırım başarılı da oldum.<br /></div><div style="text-align: justify;"><div style="text-align: justify;">Sahi, <a href="http://www.antoloji.com/">antoloji.com</a> sitesinde <a href="http://mesaj.antoloji.com/?sayfa=profil&kisi=485513&goster=KitapForum">bende_varım_01</a> mahlaslı bir okurun kitapla ilgili beni gerçekten çok üzen (tamam biraz da sinirlendiren) bir yorumunu da aktarmadan duramayacağım :<br /></div><br />"ehh o kadarda gzl değildi"<br /><br />Beni üzen "gzl" bulmaması değil, bir klasik üzerine "semese" atar gibi yorum yapması ve yazım kurallarından bihaber olması elbette. Adı geçen okurun "şeker portakalı"na 1 (yazıyla bir) puan vermiş olması üzüntümü biraz hafifletiyor yine de.<br /><br /><div style="text-align: left;"><br />Meraklısına :<br />Rusça özgün metin<span style="font-size:100%;"><span style="font-weight: bold;"> <a href="http://www.lib.ru/LITRA/PUSHKIN/kapitan.txt">"</a></span><a href="http://www.lib.ru/LITRA/PUSHKIN/kapitan.txt">Капитанская дочка"</a><br />İngilizce çevirisi (Bayan Milne Home) <a href="http://www.gutenberg.org/files/13511/13511-8.txt">"The Daughter of the Commandant"</a><br /></span></div></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-36436494.post-1161524894638403652006-10-22T16:44:00.000+03:002006-10-31T19:40:04.133+02:00Karamazov Kardeşler<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/1600/241661_2.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/457/3401/200/241661_2.jpg" alt="" border="0" /></a>Temmuz 2005. Dostoyevski’nin en son ve en yetkin yapıtı. Hakkında pek çok şey söyle-nebilir: muazzam bir polisiye, bir felsefe başyapıtı, Çarlık Rusya’sına dair eşsiz bir kronik, bir polemik harikası, Froydyen bir deneme ya da Bay Pamuk’un işaret ettiği gibi “geçen bin yılın kitabı”… Ama Karamazov Kardeşler üzerine yapılmış en yalın ve içtenlikli <a class="external" href="http://az.lib.ru/comment/d/dostoewskij_f_m/text_0110?PAGE=2" rel="nofollow" target="_blank">yorum</a>, Andrey adlı genç bir Rus okura ait:<br /></div><div style="text-align: justify;"><br />Друзья мои, хочу сказать вам одно, Федор Михайлович “подарил мне жизь”!<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">(Dostlarım, size yalnız şunu söylemek istiyorum: Fyodor Mihayloviç “bana yaşamı armağan etti”!)</div><div align="left"><br /><div style="text-align: justify;">Bu çalışmamın ülkemizdeki iki <a class="external" href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3588112&tarih=2005-12-27" rel="nofollow" target="_blank">sansürsüz </a>çeviriden biri olduğu iddiası var ki inceleyebildiğim kadarıyla gayet yerinde bir iddia. İddianın sahibi Acar Burak Bengi (sonradan Tolstoy'un kimi makaleleri vesilesiyle kendisiyle çalışma fırsatı da buldum) neredeyse tüm Karamazov Kardeşler çevirilerini yerse de hakkımın bir kısmını teslim etmiş hiç olmazsa. Bazı eski çevirilerin epeyce sorunlu (dantel gibi işlenmiş Dostoyevski cümlelerini keyfi olarak bölmeler, cümle, paragraf hatta bölüm atlamalar, irili ufaklı sansürler, birbirinden kopya çekmeler vb.) olduğunu fark ettikçe üzülsem de genelde keyifle çevirdim ve içime sindi. Yine de ikinci baskıda düzelteceğim bir iki yeri var.<br /><br />Meraklısına:<br />Rusça özgün metin <a href="http://www.vehi.net/dostoevsky/karam/index.html">"<span style="font-weight: bold;"></span>Братья Карамазовы"</a><br />İngilizce çevirisi (Constance Garnett) <a href="http://fyodordostoevsky.com/etexts/the_brothers_karamazov.txt">"The Brothers Karamazov"</a> <span style="text-decoration: underline;"></span><br /></div></div>koraykarasuluhttp://www.blogger.com/profile/05346586614876675837noreply@blogger.com